Klitoris kelimesi Yunanca küçük tepe anlamına gelen kleitoris kökünden gelir. Embriyolojik olarak erkekteki penis başına kadında karşılık gelen yapı kadında klitoris olur. Ancak klitoris penise göre çok daha küçük olup, klitorisin peniste olduğu gibi ejakulasyon dediğimiz boşalma ve idrar yapma fonksiyonu yoktur. Klitoris hemen mons pubisin altında vulvanın ön kısmında, iç dudakların birleşim yerinin altında, yer alır. Gövde kısmı dışarıdan görülmediğinden dış dudakların arasında ve iç dudakların altında neredeyse saklanmış dışarı doğru 0.5-1 cm. çıkıntı yapmış olup dıştan görünen baş kısmı yaklaşık 3-4 mm çaplı küçük bir kabarıklık şeklinde görünür. İç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiğinde klitorisin dıştan görünen kısmı daha bariz hale gelir. Klitoris bir baş kısmından, bir de vulvanın içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru uzanan ters "V" şeklinde iki kolu olan gövde kısmından oluşur. Gövde kısmı vulvanın içine tümüyle gömülü olduğu için dışardan bakıldığında görülmesi mümkün değildir. Bu nedenle çoğu insan klitorisin küçük bir baş kısmından ibaret bir yapı olduğunu zanneder. Klitoris büyüklüğü kadından kadına çok önemli değişiklikler gösterebilir. Baş ve gövde toplam uzunluğu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan uzunlukta olabilir. Bu durumda klitorisin her iki yana uzanan kollarının uçtan uca ölçümü 20 cm yi bulabilir. Klitorisin baş kısmının büyüklüğü de 3-8 milimetre arasında değişebilir. Klitorisin büyüklüğü erkeklik hormonu olan testosteron seviyesiyle ilişkilidir. Östrojen seviyesiyle klitoris büyüklüğü arasında bir ilişki olmaması nedeniyle menapoz döneminde kandaki östrojen seviyesi düştüğü için genital bölgenin diğer kısımlarında atrofi dediğimiz zayıflama olurken klitorisin büyüklüğü değişmez. Klitorisin aşırı büyük oluşunun nedeni testosteron dediğimiz erkeklik hormonunun yüksekliği, ya da uzun zamandır uygulanan klitoris mastürbasyonu olabilir. Gebelik döneminde klitoris mekanik ve damarsal değişikliklere bağlı olarak kalıcı bir büyüme gösterebilir. Klitorisin üstü klitoris başlığı dediğimiz bir yapıyla örtülüdür, özellikle orgazmın oluşumunda klitoris başlığının klitorise sürtünmesinin büyük bir katkısı vardır. Klitorisin yanları iç dudaklarla çevrili olup pozisyon olarak idrar deliğinin önünde yer alır. İç yapısı kan damarlarından ve duyu sinirlerinden oldukça zengindir. Klitorisin gövdesinde yer alan kollar içerisinde aynı penisteki gibi cinsel uyarılma sırasında içleri kanla dolarak sertleşen süngerimsi yapılar vardır. Damarlardan zengin süngersi yapısı sayesinde, cinsel uyarılar ile aynı erkeğin penisi gibi sertleşebilme özelliğine sahiptir, yani klitoriste de erkeğin penisi gibi ereksiyon olur. Klitoris uyarıldığında hem baş hem de gövde içi kan dolarak sertleşir. Tam uyarılmış bir klitorisin baş kısmı iki katı kadar büyüyebilir. Büyüyen baş kısmı dışarıdan bakıldığında daha bariz görülebilir hale gelir. Orgazm sonunda klitoris küçülerek iç dudaklar arasındaki yerine çekilir ve uzunluğu orgazm sırasındaki uzunluğunun yarısına iner. Heyecanlanma evresinde en ufak uyarı ya da fantezi kurulması bile klitorisin büyümesine neden olabilir. Bu evrede kadınlar pelvis dediğimiz leğen bölgesinde içinde bir dolgunluk hissi, hassasiyet ve boşalma ihtiyacı duyarlar. Ayrıca klitorisin gövdesi ve iki taraftaki bacakları da kanla dolup şiştiği için oluşturdukları basınç ile küçük dudaklar etrafında da haz hissedilmesine neden olur. Klitoris gövdesinin % 10-20 oranında büyüdüğü ve bunun erkekteki ereksiyona karşılık geldiği biliniyor. Duyu sinirlerinin zenginliği dokunma duyusuna karşı son derece hassas olmasını sağlar. Özellikle baş kısmı yüksek oranda duyarlıdır. Ortalama büyüklükte bir klitoris yaklaşık 8000 sinir lifi içerir. Bu sinir yoğunluğu peniste bulunanın yaklaşık iki katıdır ve vücudun başka hiçbir bölgesinde bu kadar sinir lifi yoğunluğu yoktur. Klitoris, vajina içindeki G noktası ile birlikte vücuttaki en hassas yerlerden birisidir. Bu nedenle klitoris, orgazm kalitesi ve şiddeti açısından oldukça önemli bir nokta ve kadının başlıca zevk alma organıdır. Cinsel ilişki sırasında sürtünmeye maruz kalması sonucu en yüksek düzeyde zevkin alınacağı bir bölge olup, kadın orgazmında en çok rolü olan yapıdır. Klitoris kadınların en hassas bölgesi olan ve orgazm oluşumunda en büyük rolü üstlenen en önemli anatomik yapı sayılır. Klitoris büyüklüğü ile orgazmın kalitesi arasında bir ilişki olduğu saptanabilmiş değildir. Klitorisin en önemli fonksiyonu kadının orgazm olmasını sağlamaktır. Hamile kalabilmeyle, idrar yapma fonksiyonuyla, adet kanamasıyla bilinen bir ilişkisi yoktur. Klitorisin tam olarak kanıtlanmamış dolaylı olan diğer bir işlevi de cinsel ilişki sırasında ereksiyon haline geldiğinde idrar deliğinin üzerini kapatarak bakterilerin idrar yollarına girişini engellemektir. Muhtemelen kolların şişerek sertleşmesi de vajina kanalının nispeten gerilmesini sağlayarak penisin girmesini kolaylaştırıyor olabilir. Klitoris, iki parmak arasına alınarak oynandığında bile ereksiyon sonucu sertleşerek uzayabilir. Cinsel ilişki olmaksızın sadece klitorisin yeterince uyarılmasıyla, kadınların % 70-80'i orgazm yaşayabilir. Orgazm sonrası klitorisin duyarlılığı aşırı artıar ve bilinenin aksine doğrudan temas etmek, zevk vermekten çok acı verebilir. Bu dönemde klitorisi tekrar elle uyarmamak gerek. Eğer klitoris yeniden uyarılmak isteniyorsa önce mons pubis dediğimiz venüs tepesinin hafifçe okşanmasında yarar vardır.
Op. Dr. H. Nazmi Bayçın