Vulva

 

 

 

GENİTAL BÖLGE ESTETİĞİ

 


Op. Dr. H. Nazmi BAYCIN

 
 
 

 
 
Genital estetik

 

 

 

Vajina

VajinaLatince olan “vagina” kelimesi Türkçe “kın”, “kılıf” anlamına geliyor. Vajina, iç genital oraganlar arasında, dış genital organlarla komşuluk yapan tek organ. Bu komşuluktan dolayı da vulva ve dış ortam ile en yakın ilişkisi olan bir konumda yer alıyor. Vajina, dışarıdaki vajina ağzı ile içerideki rahim ağzı arasında uzanan, yaklaşık 7-9 cm derinlikte kanal şeklinde bir yapıya sahip. Vajinanın ölçüleri cinsel uyarı durumuna, yaşa ve vajinal doğum yapmış olmaya göre oldukça değişiyor. Örneğin, doğum yapmamış kadınlarda uyarılmamış vajinanın uzunluğu 7-9 cm, çapı 2 cm, uyarılınca boyu 9,5-10,5 cm çapı girişte 2,5 cm, derin kısımda 5,5 cm oluyor. Doğum yapmış kadınlarda uyarılmamış vajinanın uzunluğu 8-10 cm, çapı 3-4 cm, uyarılınca boyu 11-12 cm, çapı da girişte 3-4,5 cm, derin kısımda 6,5 cm. oluyor. Normal pozisyonda ön ve arka duvarları birbiri üzerine katlanmış bir şekilde temas halinde dururken, iç yüzeyi kıvrımlı ve katlantılı olduğu için cinsel ilişki sırasında ya da normal doğum sırasında esnemeyle 15 cm’ye kadar uzayabilen ve 10 cm çapa kadar genişleyebilen elastik bir yapıya sahip. Önünde mesane dediğimiz idrar torbası ile arkasında rektum dediğimiz kalın barsak çıkımı arasında yer alıyor.

Vajinanın iç yüzeyini kendine has bir yapısı olan mukozası kaplıyor. Mukoza yüzeyi salgı sıvılarının etkisiyle pH değeri 4-4,5 olacak şekilde sürekli nemli kalıyor. Bu ortam, vajina sağlığı açısından çok önemli. Çünkü vajina iç yüzeyini kaplayan mukoza hücreleri, over hormonları yani östrojen ve progesteron etkisiyle sürekli dökülüyor. Dökülen hücrelerin içindeki glikojen, vajina florasında yer alan Döterlein basilleri tarafından laktik aside dönüştürülüyor. Vajina pH değerinin asidik olmasının nedeni işte bu. Ortamın laktik asitli olması, vajinayı infeksiyonlara karşı koruyor. Vajina pH değerinin alkalene doğru değişim gösterdiği durumlarda, örneğin çocukluk döneminde östrojen yetersizliği ve menopoz sonrası östrojen çekilmesi halinde vajinal infeksiyon gelişmesine zemin hazırlanmış oluyor. Vajina iç yüzeyi oldukça zengin bir kılcal damar ağına sahip, bu damarsal zenginlikten dolayı rengi açık pempeden orta koyuluktaki bir pempeye varan renk tonları arasında değişiyor. Vajina ağzı ve vajina iç yüzünü kaplayan mukoza tabakasının altı ise silindirik şekilde döşeli biraz çalışma ve antrenman ile istemli olarak kasılabilen kaslar ile çevreleniyor. Kadınlar cinsel ilişki sırasında vajina yan duvar kaslarını kendi istemleri ile kasarak vaginanın daralmasını sağlıyabiliyor. Ancak çoğu kadın böyle bir şeyin farkında olmadığı için bu kaslarını güçlendirmeyi ve kullanmayı bilmiyor.

Ben vajinayı, fonksiyonu açısından bir giriş çıkış koridoruna benzetiyorum. Fizyolojik olarak cinsel ilişki sırasında penisi içreriye alarak spermleri kabul ediyor ve doğum sırasında bebeği dışarıya uğurluyor.

Vajina, cinsel ilişki sırasında penisin girdiği yer oluyor. Cinsel uyarının başlamasıyla vajina girişindeki salgı bezleri de uyarılıyor ve penisin içeri girişini kolaylaştırmak için zemini kayganlaştırıcı sıvılar salgılanıyor. Cinsel uyarının başlamasıyla birlikte 10-30 saniye içinde vajina ıslanmaya başlıyor. Yine cinsel uyarıyla beraber vajina duvarlarının kanlanması artarak şişiyor ve penisi daha sıkı bir şekilde sarmaya çalışıyor. Vajinayı, cinsel ilişki sırasında , erkek sperm hücrelerinin bırakıldığı yer olarak biliyoruz. Vajinanın sadece 1/3 dış kısmı cinsel yönden uyarılabilir, geri kalan 2/3 derinde kalan bölüm sadece basıncı hisseder. Vajina içinde, vajina duvarının ön yüzünde, vajina girişinden itibaren yaklaşık 3-4 cm derinlikte, 1-2 cm çapında bir bölgede duyu sinirlerinin diğer taraflara göre çok yoğun olduğu biliniyor. G noktası olarak adlandırılan bu bölge, duyu sinirlerini daha yoğun içermesinden dolayı da dokunma duyusuna karşı son derece hassas. Bu bölgedeki sinir yoğunluğunun derecesi kadından kadına değişkenlik gösterdiği için, hassasiyet derecesi de aynı şekilde değişkenlik gösteriyor. Hatta nadiren de olsa bu bölgede duyu siniri yoğunluğunun diğer taraflarla aynı olmasından dolayı bu bölgeye özel hassasiyeti olmayan kadınların G noktası olmadığı da bir tartışma konusu. Cinsel ilişki sırasında vajinal orgazmın oluşumunda G noktasının da ayrı bir önemi var. Cinsel ilişki sırasında vajina yüzeyindeki uyarılımın yanı sıra özellikle G noktasının uyarıya daha fazla maruz kaldığı durumlarda orgazm kalitesinin de olağandan daha yüksek olduğu ayrı bir gerçek.

Vajinanın, cinsel ilişkiye göre daha seyrek olarak işlev aldığı diğer bir durum da normal doğum. Doğum sırasında da bebek bu kanalı geçerek dış dünya ulaşıyor. Birden fazla normal doğum yapan ya da doğumu zor olan kadınlarda, vajina duvarının esneyerek zayıflaması ile önde idrar torbasında sarkma, buna bağlı olarak idrar kaçırma, arkada ise bağırsakta sarkma ve buna bağlı olarak da kabızlık ve sıkışma hissi ortaya çıkabiliyor. Diğer taraftan vajinanın esneyerek genişlemesine bağlı olarak vajina kasları gevşiyor, vajina iç yüzündeki kıvrımlarda silinmeler meydana geliyor ve eski sıkılığını kaybediyor. Bu durum, hem kadın hem de erkek açısından cinsel ilişkiden zevk alınmamasına neden oluyor.

Nazmi BAYCIN

 
 
 
DİĞER KONULAR
 
 
Estetik Cerrahi --- Burun Estetiği --- Göğüs Büyütme --- Göğüs Estetiği --- Göğüs Küçültme
Karın Estetiği --- Lazer Epilasyon --- Karın Germe
Tüm Hakları Saklıdır! 2007© Deba Sağlık Hizmetleri ve Tic. Ltd. Şti. -----
RSS ----- Site Haritası