Vücudumuzun tüm yüzeyini kaplayarak en büyük organ ünvanını alan deri, dış ortamda vücudumuza temas sonucu oluşan tüm fiziksel, kimyasal uyaranları algılamamızı, hissetmemizi sağlar. Deri yüzeyindeki bazı bölgeler beyne özel sinyaller göndererek cinsellik konusunda uyarı oluşturur. Bu bölgelere erojen bölgeler denir. Erojen bölgeler kadından kadına değişmekle birlikte başta klitoris olmak üzere dış genital organ, dudaklar, kulak memeleri, kulak arkaları, boyun bölgesi, koltuk altları, göğüsler, özellikle göğüs uçları, karın bölgesi, kasık bölgesi, bacakların özellikle yukarı ve iç bölgeleri ve bazı kişilerde de ayaklar erojen bölgeler sayılır.
Beyinde cinselliğin yaşanması arzulama evresi ile başlar. Bu evre cinsellik dürtüsünün ortaya çıktığı ve cinselliği ifade etme arzusunun duyulduğu evredir. Hayaller ya da eşten alınan görsel uyarılar ise olayı ateşleyen faktörler olur. Erojen bölgelerin uyarılması ile uyarılma evresi başlar. Tensel temas, okşanmak, masaj yapılması kadınların en çok hoşuna giden uyarılar sayılır. Bu hassasiyet özellikle sevişmenin ilerleyen anlarında orgazma katkıda bulunabilecek düzeyde olabilir. Kadınlarda özellikle klitorisin uyarılması, bu duyguların yüksek düzeyde artışına neden olur. Bunun sonucu olarak solunum ve kalp atış hızı artar, sıcaklık duygusu hissedilir, vajina duvarında ve girişinde bulunan bezler tarafından kayganlaştırıcı sıvılar salgılanmaya başlar. Bu sıvı miktarı kadından kadına oldukça değişebilir, genelde kısa bir cinsel uyarılmada bile iç çamaşırı ıslatacak kadar salgı oluşur. Kadın dış cinsel organlarında da hafif bir şişme ile birlikte, dış dudaklar hafifçe açılarak vajina ağzı görünür bir hal alır. Klitoriste ereksiyon oluşur, ereksiyon sonucu klitoris büyüyerek sertleşir. Cinsel ilişki sırasında penis vajinaya girdiğinde penis başındaki hassas bölgelerin vajinaya sürtünmesi erkeği uyarırken, penisin klitorise yaptığı basınç ve sürtünme ve özellikle ortaya çıkan titreşim, kadın için en büyük uyarıyı sağlar. Bu nedenle cinsel ilişki sırasındaki pozisyonlara bağlı olarak kadın ve erkekte farklı uyarılar oluşur, her pozisyona göre alınan zevk de birbirinden farklı olabilir. Çoğu kadın, uyarının şiddetine ve bunun algılanışına bağlı olarak inlemeye benzer sesler çıkarır. Bazı kadınlarda sadece sesler ile cinselliği yaşamak ön plana çıkabilir. Plato evresinde cinsel gerginlik ve erotik uyarılar doruk noktasına ulaşır ve erojen uyarıların sürekliliği ve artan şiddeti, beyinde cinselliği en üst düzeye çıkartarak orgazm oluşmasını sağlar. Orgazm, beynin yeterli cinsel uyarıyı alması ile ortaya çıkar. Kadında ve erkekte bu evrenin yaklaşması ile vücutta kasılmalar başlar, nefes alış verişi sıklaşır, kalp daha hızlı atmaya başlar. Bazı kadınlarda vajina kaslarının şiddetli kasılmaları ile vajina içinde biriken kayganlaştırıcı salgılar dışarı atılarak erkekteki gibi bir fışkırma benzeri boşalma yaşanabilir.
Kadın orgazmında erojen bölgelerin önemi oldukça yüksektir. Bu bölgelerin uyarılması, kadını cinsel ilişkiye hazırlamakla birlikte kadının orgazm yaşamasını da kolaylaştırır. Kadınlarda erojen uyarıların süresi ve niteliği, orgazm süresini, şiddetini ve kalitesini belirler. Yeterince uyarılmamış kadınlar ilişkide hiç orgazm yaşayamayabilir. Bu gibi durumlarda tek başına klitoris uyarısı bile orgazm oluşmasını sağlayabiliyor.
İnsanın biyolojik yapısı açısından bakıldığında erkekteki penis başına karşılık gelen yapı kadındaki klitoristir. Deri doğal olarak klitorisin üzerini örter, ve sanki biraz daha gizli, gözden uzak bir noktaymış gibi görünmesini sağlar. Klitoris, uyarıya karşı oldukça hassas bir yapı olup, dokunmaya, ritmik bası şeklindeki uyarılara yanıt verir. Klitorisin aralıksız olarak uyarılmasını kadında, gıdıklanmaya benzer, dayanılması zor bir his uyandırabileceği için uygun bir uyarılış biçimi olarak kabul etmiyoruz. Klitorisin yakın çevresi de klitoris kadar hassas olup, çevresinin uyarılması da klitorisin uyarılışına eş değer bir uyarı oluşturarak kadında aynı coşkuyu sağlayabilir.
Erkeğin testislerini içinde barındıran skrotum adını verdiğimiz torbanın kadındaki karşılığı dış dudaklardır. Dış dudaklar kadının cinsel duygularının uyanması açısından önemli bir işlev almıyor, ancak penis üzerinde uyarıcı bir etkisi olduğu da tartışılmaz.
İç dudakların iç yüzeyi dokunmaya karşı son derece hassas bir bölgedir. Bir iç dudağın alt kısmından başlayarak, klitorisin üstünden geçerek, diğer iç dudağa doğru uzanan bir dokunuşa bağlı oluşan uyarı kadının cinsel coşkusunu önemli ölçüde arttırır.
Tensel temasa karşı son derece duyarlı bir bölge sayılır. Klitorisin bacakları vajina girişinin iç kısmına uzandıkları için klitorisin uyarılması bu bölgede de bir hassasiyetin oluşmasına neden olur.
Vajinanın sadece 1/3 dış kısmı cinsel yönden uyarılabilir, geri kalan 2/3 derinde kalan bölüm sadece basıncı hisseder. Bu nedenle penisin vajina içine girmesinden duyulan cinsel hazzın bir kısmını ruhsal doyum oluşturur. Vajina içinde, vajina duvarının ön yüzünde, vajina girişinden itibaren yaklaşık 3-4 cm derinlikte, 1-2 cm çapında bir bölgede duyu sinirlerinin diğer taraflara göre çok yoğun olduğu biliniyor. G noktası olarak adlandırılan bu bölge, duyu sinirlerini daha yoğun içermesinden dolayı da dokunma duyusuna karşı son derece hassastır. Bu bölgedeki sinir yoğunluğunun derecesi kadından kadına değişkenlik gösterdiği için, hassasiyet derecesi de aynı şekilde değişkenlik gösterir. Hatta nadiren de olsa bu bölgede duyu siniri yoğunluğunun diğer taraflarla aynı olmasından dolayı bu bölgeye özel hassasiyeti olmayan kadınların G noktası olmadığı da bir tartışma konusudur. Cinsel ilişki sırasında vajinal orgazmın oluşumunda G noktasının da ayrı bir önemi vardır. Cinsel ilişki sırasında vajina yüzeyindeki uyarılımın yanı sıra özellikle G noktasının uyarıya daha fazla maruz kaldığı durumlarda orgazm kalitesinin de olağandan daha yüksek olduğu ayrı bir gerçektir.
Op. Dr. H. Nazmi Bayçın